Bilgisayar Güvenliği Hakkında Herşey

Bilgisayar veri alış-verişi yapabilen cihaza verilen isimdir. İngilizce Computer, Türkçe’ye bilgisayar olarak geçmiştir. İlk bilgisayar bir oda büyüklüğündeydi ve yaptığı işler kısıtlıydı. Küçük hesaplamalar veri alış-verişi yapabilen bilgisayar, zamanla masa üstüne sığacak konuma gelmiştir.

Günümüze gelene kadar, bilgisayarlar, birçok aşamadan geçmiştir. Monitörlerin şekli ve büyüklüğü, işlemcilerin hızı, ramların boyutu, harddisklerin boyutu ve ekran kartlarının boyutu, her geçen gün gelişmiştir. Masa üstü bilgisayarlar, klavye, mause, hoparlör ve ana kasadan meydana gelmekteydi. Diz üstü bilgisayarda ise, bütün parçalar bir bütün halinde üretilmektedir.

İnternet Günümüzün Şartlarında Vazgeçilmez Hale Gelmistir

İnternet, günümüz şartlarında her geçen gün, vazgeçilmez ihtiyaç halindedir. Bilgisayarların hızlanması ve güçlenmesi, cep telefonlarının hızlı birer cep bilgisayarına dönüşmesi ve internet ağının her geçen gün yayılması ve hızlanması, internetti vazgeçilmez hale getirmiştir.

İnternetin yayılması ile bilgisayar güvenliği konusu da gündeme gelmiştir. Trojan, truva atı ve solucan diye tabir edilen virüsler, özel programlardır. Bu programların amacı, bilgisayarınızdaki işletim sistemini bozmak veya bilgilerinizi başka bilgisayarlara, internet ağı üzerinden, başka bilgisayarlara aktarmaktır.

Bilgisayarınıza, indirdiğiniz programlardan, e-postalardan ve internet sayfalarında verdiğiniz onay komutları ile geçebilmektedirler. Gönderilen mesajlar ve sms'ler, onay butonu ile harekete geçen, virüsler olabilmektedir. Bu yolla, kredi kartı bilgileri ve diğer önemli bilgileri ele geçirebilmektedirler.

Antivirüs programları ise, bu zararlı virüs programlarının işlevini yok etmek için üretilen koruma programlardır. Bu koruma programları, son derece etkili ve güncel olması gerekir. Yeni ve etkili virüsleri temizlemenin yolu, güncel ve güçlü anti-virüs programları üretmekten geçmektedir.

Bilgisayar Güvenliği

Bilgisayarınızın internete bağlı kalması sonucunda, sizden izinsiz bir şekilde, bilgisayar verilerinizin çalınmaması için, yapılan bütün güvenlik çalışmalarına, bilgisayar güvenliği denilmektedir. Önemli bütün bilgilerinizin, internet üzerinden ele geçirilmemesi için, en iyi güvenlik sağlanmalıdır. Bu nedenle, bilgisayar güvenliği mühendisliği geliştirilmiştir. Şu anda, bilgisayar güvenliği mühendisleri ile bilgisayar korsanları arasında bitmeyen bir mücadele söz konusudur.

Bilgisayar korsanları sürekli bilgisayarları ele geçirmek için ve zarar vermek için virüs programı üretirken, bilgisayar güvenliği mühendisleri de, bu zararlı programları engellemek için anti-virüs programları üretmektedir.

Siber saldırı dediğimiz, veri ele geçirme işleminde, bilgisayar korsanları, sürekli olarak yeni virüsler ve zararlı programlar üretmektedir. Dünya çapında virüs yayılabildiği gibi, ülke çapında da virüs yayılımı yapabilmektedirler.

Zararlı yazılımlardan korunmak için bir takım önlemler alınmalıdır. Virüs programı yükleme ve sürekli güncellemesi, diğer bütün güncellemelerin takip edilmesi, ekranınıza etkili şifrelerin koyulması, önemli bilgilerin başka veri depolama yerlerine yedeklenmesi gerekir. İnternetin kullanım dışında kapalı tutulması, disk paylaşımı konusunda dikkatli olunması, internet üzerinden şifre gibi özel bilgilerin paylaşılmaması, parolaların çözülmesinin zor olması gibi tedbirler, bilgisayar güvenliği konusunda önemli noktalardır.

Kredi kartı bilgilerinin çalınması ve sizin adınıza para çekme işlemleri, bilgisayar güvenliği konularının başında gelmektedir. Bilgisayar korsanlarının en çok uğraştıkları konu, kredi kartı konusudur. Bu nedenle, kredi kartı bilgilerini paylaşırken dikkatli olunuz. E-posta filtre güncellenmesi konusunu ihmal etmeyiniz.

Güvenlik duvarı, bilgisayarınızdaki trafik polisi gibidir. İzinsiz ve tehlikeli yazılımların, internet ağı üzerinden bilgisayarınıza girmesini engeller. Anti-virüs ve güvenlik duvarı, gerekli olan en önemli bilgisayar güvenliği programlarıdır. Şifre çözücülerinin işini zorlaştırmak istiyorsanız, karmaşık bir şifre ve çalışma saatleri dışında interneti kapatmak, yeterli olacaktır. Şifre çözücüler için en önemli şey, uzun süre internetin açık kalması ve basit parolalardır.

E-postanıza gelen e-mailler çok dikkatli incelenmelidir. Uzaktan internet üzerinden bilgisayarınızı kontrol etmek isteyenler, casus yazılımları, masum programlar şeklinde gönderebilirler. Bu nedenle, bütün verilerin ve programların, güncellenmiş antivirüs programları tarafından taranması gerekmektedir.

Güncel paylaşımları kaçırmamak için facebook sayfamıza abone olabilirsiniz..


Kim Kredi ve Burs Alabilir Detaylı Bilgi



Genel Müdür Aksu'nun yaptığı son açıklamaya göre önümüzde ki 3 ayda dahil olmak üzere üniversite 1. sınıf öğrencilerine burs ve kredi ödemesi yapılacağını söyledi.

Daha önceki yıllarda öğrencilerin yapmış olduğu burs ve kredi müracaatlarında  ocak ayına kadar beklemek durumda kalan öğrenciler, bu yıl kredi ve burs imkanlarından ekim ayı itibariyle yararlanabilecek. Aksu "Ekim, kasım, aralık aylarını da kapsayacak biçimde birinci sınıf öğrencilerine burs ve kredi ödemelerini yapacağız." dedi. Bu yıl yaklaşık 900 bin öğrencinin kredi ve burs için başvuru yapması bekleniyor.

Kimler Burs Alabilir 

Babası ve annesini kaybetmiş öğrenciler, şehitler için evli iseler çocuklarına değillerse kardeşlerinin tamamına, gazi çocuklarına burs veriliyor. Yetiştirme yurtlarından üniversite kazanan ile yüzde 40'dan fazla engeli olan öğrenciler de burs burs kapsamında. Ayrıca maddi durum gibi çeşitli sebeplerden bazı öğrencilere burslarda ayrıcalık tanınabiliyor.

Burslarla ilgili olarak milli sporcu ve üniversite sınavında ilk 100 e girmiş öğrencilere 3 katı burs verildiğinide hatırlatalım.

Kredi Geri Ödemeleri

Kredi ödemelerinde mezun olduktan sonra 2 yıl ödeme talebi bulunmuyor. Öğrenci herhangi bir işe yerleşemediyse kredi ödemesini erteleme imkanına sahip. Aynı yıl Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğüne başvurarak dilekçe ile bir işte çalışmadığını bildirip kredisi işe başlayana kadar ertelenebilir. Bu yıl 400 lira burs ve kredi ücreti ocak ayı itibari ile yıllık enflasyon oranına göre artırılacak. 

Sorulaınız yorum kısmından yazabilir facebook sayfamızı beğenerek takipte kalabilirsiniz..

Kırmızı Lahanada Bulunan Antosiyaninler Ve Özellikleri


Besin gruplarına genelde kırmızı, mor ve mavi rengi veren yüksek antioksidan özelliğine sahip bileşenlere antosiyanin adı verilmektedir. Cilt yenileyici özelliği ön planda olan antosiyanin maddesi kozmetik sektöründe de yaşlanmayı önleyici kremlerde başlıca kullanılan maddedir. Özellikle kırmızı meyveler ve kırmızı lahanada yüksek miktarda antosiyanin bulunmaktadır.


Antosiyaninler Ve Özellikleri nelerdir?

 Kanser Hücrelerinin Yok Edilmesini Sağlar

 Kanser hücrelerinin DNA'larında hasara yok açarak kanseri daha kolay yenmenize yardım eder.

 Pankreas hücrelerindeki insülin üretimini denetler

 Kan şekerinizin kontrol altına alınabilmesi için pankreasınız insülin üretmektedir. Kırmızı lahanada bulunan antosiyaninler pankreas tarafından üretilen insülin miktar

 Antioksidan özelliğine sahiptir

 Antioksidan özelliği sayesinde hücrelerde oluşan oksidasyonu önleyerek yaşlanmayı geciktirme ve beyin fonksiyonlarının gerilemesini engelleme özelliği vardır.

 Biyo yararlılığı düşüktür

 Kara lahanada bulunan antosiyanin vücuda alındıktan sonra mide ve bağırsak tarafından kolayca sindirilebilir. Kana karışma oranı diğer antosiyaninlerden daha düşüktür.

 Yaklaşık %25'lik kısmı stabildir.


  Midedeki asidik koşullarda bazik koşullara göre hayatta kalabildiği gözlemlenmiştir. Mide ve bağırsak koşulları birlikte düşünüldüğünde karalahanadan alınan antosiyaninlerin %25 oranında stabil kalabildiği yani yalnızca %25'inin sindirildiği keşfedilmiştir. Geniş pH aralıklarında stabil kalabilmesi özelliği ile karalahana gıda boyası olarak kullanılabilmektedir. Ancak sentetiz maddelere göre doğal bileşenler daha kolay bozulduğu için boyama konusunda zorluklar yaşanabilir. Fenol bileşenlerle %25 oranı 0'a çıkabilir.

  Gelişen teknoloji ile birlikte yapılan araştırmalar ve araştırma koşulları arttıkça antosiyaninlere dair de elde edilen bilgiler çoğalmaktadır. Özellikle pembe, mor, kırmızı ve mavi meyve ve sebzelerde bulunan antosiyanin maddesi kanser hücreleriyle savaşması, ph aralığının geniş olması sebebiyle gıda boyası olarak kullanılabilmesi, cilt yenileyici, kırışıklık azaltıcı, yaşlanmayı önleyici ve beyin fonksiyonlarının gerilemesini engelleyici özelliği sayesinde son yıllarda hem dermatologlar hem diyetisyenler tarafından fazlasıyla tavsiye edilmektedir.
Facebook sayfamızı ziyaret ederek güncel haberleri takip edebilirsiniz.

Masa Başında Doğru Oturmak ve Omurga Sağlığı


Son yüzyılın en büyük problemlerinden bir tanesi de bel ve boyun ağrılarıdır. Bel ve boyun ağrılarının birden fazla nedeni vardır. Yoğun iş temposu, kaldırılan ağırlık miktarı, dengesiz spor hareketleri gibi nedenler omurga hasarına neden olduğundan, ağrı ve sızılara yol açmaktadır. Çalışan insanlarda daha sık rastlanan bu durum sekreterler, masa başı memurları, veznedarlar, insan kaynakları, halkla ilişkiler gibi departmanlar, kısacası masa başında iş gören tüm bireylerde boyun ağrılarına oldukça sık rastlanmaktadır. Masa Başında Doğru Oturmak ile Omurga Sağlığı Sağlanabilir mi?  Bunun için neler yapılabilir ? Bunun için atılacak adımlar, boyun ağrılarını kontrol altına almamızı sağlayabilir mi? Omurga sağlığını korumada ne derece etkilidir?

 Çalışma Alanınınız da Doğru Oturma Pozisyonları:

  Bilgisayarınız ile sürekli olarak iletişim halindeyizdir elbette ki. Peki, bu göz sağlınız için ne kadar etkilidir? Bu nedenle en az 30 cm geriden bilgisayarınızla işlemlerinizi gerçekleştirmelisiniz. Ayrıca göz sağlığından sonra en önemli husus doğru oturuştur. Bunun için vücudun üst kısmı alt kısmına ya dik olmalı ya da 45 derecelik açıyla oturulmalıdır. Peki, bu niçin gereklidir? Böyle yapmanızın ilk sebebi kamburlaşmanın önüne geçip omurga şeklini korumak. Ayrıca bu oturuşun bir diğer faydası göğüs kafesini rahatlattığından doğru nefes almanızı da sağlamak.

Baş ağır bir organdır. Boynumuz başı taşırken hiç hissetmeyiz bu ağırlığı. Eğer boyun, bir cm geride ya da bir cm ileride olsaydı başımızı taşımak için kesinlikle ellerimizi kullanırdık. Masa başında öne doğru eğiliriz genellikle. Çalışınca bunu anlayamayabiliyoruz. Ve bu hareket sıklıkla olduğunda boyun ağrıları yaşamamız kaçınılmaz. Çünkü boyun, taşıyacağı yapıyı dengede tutmaya çalışır. Biz dengeyi bozduğumuzda bunun olması oldukça doğal.

 Omurga Sağlığını Korumanın Yolları:

  İşiniz yüzünden sürekli sırt ve boyun ağrıları yaşıyor iseniz biliniz ki yanlış bir oturuşla çalışıyorsunuz. Oturma şeklinizi düzelttikten sonra bilmeniz gereken diğer hususta şudur ki, yanlış hareket sistemi. Bununla demek istediğim şudur. Spor yaparken ya da günlük hayat içinde sıradan yaptığınız bazı hareketler, sizin için tehlike arz ediyor olabilir. Örneğin birden ağır bir çuval kaldırmanız, ya da durup dururken yüksek bir dolaba aniden uzanmanız gibi rutin hareketler omurgalarınız için oldukça risklidir. Çünkü omurga zedelenmesi yaşayabilir ya da kıkırdak bağ dokusunun ciddi kafesini rahatlattığından doğru nefes almanızı da sağlamak.

 

İnşaat Mühendisi Nasıl Olunur

Üniversite Tercihleri Öncesi Neler Yapılmalıdır?

  İnsan hayatının devamı için yapılması gereken şeyler vardır. Barınmak, yemek yemek gibi... Dönemimiz olan 21. yüzyılda ise bunların belli bir maddi karşılığı vardır. Bu nedenle insanlar çalışarak ihtiyaçlarını karşılayabilecek meblağlar kazanmak mecburiyetindedir.

  Herhangi bir işte para kazanabilmek için belli bir eğitim ardından da deneyim gerekli oluyor. Hayata gözlerimizi açtığımızdan itibaren eğitimimiz başlar; konuşmayı ve yürümeyi öğrenmek ilk sıralarda yer alır. Bunlar ailede alınan eğitimlerdir. Daha sonra okul eğitimi başlar. Kalem tutmakla beraber yazı yazmayı, kitap okumayı  öğreniriz.

  Okul eğitimi anaokulundan başlayarak sonsuza kadar gidebilir. Sonsuzdan kastımız sürekli okumak değildir. Öğrenmeye açık bir birey sürekli olarak kendini eğitebilir. Matematik, fizik, kimya, biyoloji derken öğrenmemiz gereken zorunlu pozitif bilimleri öğrenmeye başlarız. Yaş ilerledikçe düşünceler olgunlaşmaya başlar, karar verme yaşlarına yaklaşırız.

 Zorunlu 8 yıllık ilköğretim biter lise sınavlarına girmeye hak kazanırsınız. Lise sınavları sonuçlanınca lise tercihleri yapmanız gerekmektedir. Tercihlere göre seçmen gereken lise türleri vardır. Bunlar; fen lisesi, Anadolu lisesi, sosyal bilimler lisesi ve mesleki ve teknik Anadolu lisesidir.

  Tercihler sonucunda seçtiğin lisedeki 4 yıllık eğitimini de başarıyla tamamlar ve belli başvurular yapıldıktan sonra üniversite sınavlarına girmeye hak kazanırsın. Üniversite sınavına hazırlanmak ise oldukça zorlu bir süreçtir. Etüt merkezleri, özel dersler, testler, sorular... Ne kadar iyi bir hazırlık süreci olursa İnşaat Mühendisi Nasıl Olunur sorusunu cevaplamak da o kadar kolay olur.

 Üniversite Tercihleri Sonrası Neler Yapılmalıdır?

  Zorlu hazırlık sürecinden sonra sınava gireriz. Sınav merkezleri tarafından verilen cevaplar incelenir, puanlar ve sıralama belli bir süre sonra açıklanır. Sonucundaki puan ve sıralamana göre tercih yapman gerekmektedir. Tercih dönemini kesinlikle bir danışmanla yapmanızı öneriyoruz, yanlış tercih sonucunda açıkta kalmanızı istemeyiz.
Tercihlerinizi puanınızın gelebileceği yakın üniversitelere göre sıraya sokmanız gerekmektedir.

  Bu üniversite sıralamaları her sene tercih dönemi başlamadan yaklaşık bir hafta önceden "üniversite tercih rehberi" adı altında ÖSYM'nin internet sitesinden yayınlanır. Buradan İnşaat Mühendisliği taban puanlarına bakabilirsiniz. İnşaat mühendisliği bölümü Türkiye'deki birçok üniversitede bulunmaktadır. Bu sıralamada 1. sırayı Boğaziçi Üniversitesi almaktadır, ardından da İstanbul Teknik Üniversitesi gelmektedir. İnşaat mühendisliği bölümü üniversite sınavı sonuçlarındaki MF-4 puanın kategorisinden tercih yapılmaktadır.

  Bu kategori mühendislik bölümleri için ayrılmış puan türüdür. Her meslek dalı için ait olduğu kategori üzerinden tercih yapman gerekmektedir. Puan sıralamana göre 30 tercih hakkın vardır, uygun tercihleri yerleştirdikten sonra yerleştirme sonuçlarının açıklanmasını beklemek kalıyor. İnşaat mühendisliği teknik bir bölüm olduğu için teknik bir üniversiteye gitmek eğitim açısından sizi bir adım öteye götürür.

  Üniversitelerdeki eğitimler de farklılık göstermektedir. Bunlar arasında yabancı dilde hazırlığı olan üniversiteler, eğitim dili yabancı dil olan üniversiteler de vardır. Almanız gereken dersleri geçer not alarak verdiğinizde ve zorunlu stajlarınızı yaptığınız süre sonunda üniversiteyi bitirmiş kabul edilirsiniz ve mezun olarak diploma almaya hak kazanırsınız. Diplomayı aldıktan sonra inşaat mühendisi olarak imza yetkisine sahip olursunuz.


 İyi Bir İnşaat Mühendisi Olmak


  "İnşaat mühendisi nasıl olunur?" sorusunu bu Kısıma kadar açıkladık fakat iyi bir inşaat mühendisi olmak daha fazla çaba gerektirir. Her sene sizinle beraber oldukça fazla sayıda inşaat mühendisi mezun oluyor. Bunun sonucunda iş dünyasında kalitesiz inşaat mühendisleri oluyor. Aranan bir mühendis olmayı herkes ister, olmak ise çok da zor değildir.

  Bilgilerinize bilgi katmak, sorunlara çözüm bulabilmek, insan ilişkileri, reklam yapabilmek gibi kişisel eğitimler alınabilir. Bunun yanında yabancı dil günümüz iş dünyasında olmazsa olmazlar arasındadır. İngilizce öğrenmenin size katkısının oldukça büyük olduğunu öğrenmeden anlayamazsınız. Akıcı bir İngilizce ve yanında ikinci bir yabancı dil sizi uluslararası alanda da arananlar listesine alır.

Tabi ki hepsi bunlarla kısıtlı değil, yazımızın başında da dediğimiz gibi eğitim insan hayatında sürekli vardır. Bunlara bir tane daha eklemek gerekirse iyi bir bilgisayar kullanıcısı olmak da önemlidir. Office programları ve çizim için kullanılan özel programları öğrenmenin de büyük ölçüde artıları olacaktır. Piyasayı takip etmeyi ihmal etmeyin. Her gün insan ihtiyaçları değişiyor. Bu nedenle eğitiminiz ne kadar devamlı olursa siz de o kadar güncel olursunuz.

Yorum kısmından sorularınız sorabilir facebook sayfamızı beğenerek güncel paylaşımlarımızı takip edebilirsiniz...

Bilgisayar Mühendislerine Sıkça Sorulan Sorular



Teknoloji Çağında yaşıyoruz ve hemen hemen her evde en az bir tane bilgisayar mevcut. Kimi zaman bilgisayarlarımızla ilgili çeşitli sorunlarla karşılaşıyoruz.Teknoloji çağı dedik ya nasıl her evde bir bilgisayar varsa illa ki tanıdığımız "Bilgisayar Mühendisi" de mevcut. Peki bilgisayar mühendisleri karşılaştığımız çeşitli problemleri çözebilir mi?

Sıkça Sorulan Sorulara Cevap Arayalım 

Facebook şifresini kırabilir mi ?

Evet bu bilgi sizleri biraz üzebilir ama hiç bir üniversite böyle bir bilgiyi öğrencilerine öğretmiyor. Ancak bu demek değil ki Bilgisayar mühendisi bu şifreyi kıramaz. Bilgisayar mühendisliğinde bir sitenin nasıl yapılabileceği kodsal  olarak anlatılır ve bir site yapılırken bazı güvenlik açıkları olabilir. Bu bilgileri yorumlama gücüne bağlı olarak çeşitli korsan yollarla bu işlem gerçekleşebilir ama dediğimiz gibi böyle bir şeyin bilgisi hiç bir üniversitede gösterilmemektedir.

Format atmayı bilir mi ?

Bilgisayarımıza art niyetli kodlanmış yazılımlar(trojan,worm gibi virüsler) zaman zaman bulaşabilir ve bilgisayarınızda yavaşlama, açılmama, donma gibi olaylara sebebiyet verebilir. Genel olarak akıllara ilk çözüm format atmak gelir. Peki her bilgisayar mühendisi format atabilir mi? Sadece bilgisayar mühendisleri değil bilgisayar kullanan herkes format atabilir. Halihazırda bilgisayarların kendilerini tek tuşla sıfırlama özelliği bir çok yeni sistemde mevcut yok ama ben illaki ki kendim bu işlemi gerçekleştirecem  derseniz google ve youtube'dan izleyeceğiniz bir kaç video ile bu işlemi gerçekleştirebilirsiniz.

İnternet sitesi yapabilir mi ?

Bütün bilgisayar mühendisliği eğitimlerinde Html Php gibi web programlama dersleri gösterilir. Bu dersleri alan kişiler kendilerini bu alanda geliştirmeleri halinde sizlere istediğiniz web sitesini yapmakta yardımcı olabilir.

Bilgisayarın bir donanımı bozulduğunda yardımcı olabilirler mi ?

Bu durum için bilgisayarınız öncelikle garanti süresi içerisindeyse markanızın teknik servislerinde teknik elemanlar tarafından yapılması daha doğru olur. Diğer yandan eğer sormuş olduğunuz mühendis donanım üzerinde kendini geliştirmiş ise bu konuda size yardımcı olabilir. Fakat donanım üzerine yoğunlaşan bilgisayar mühendisleri daha çok  devre ve kart tasarımı , çip teknolojileri ile ilgili çalışmalar yaptığından bir tekniker bu konuda size daha verimli bir yardım sağlar.

Daha fazla sorunuz varsa yorum kısmından sorularınızı sorabilir facebook sayfamızı takip ederek güncel paylaşımlarımızı takip edebilirsiniz...




Grafik Tasarım Bölümü Ne Yapar İş Olanakları Nelerdir


Merhaba arkadaşlar bu yazımızda sizlere Grafik Tasarımı Bölümü hakkında yardımcı olamaya çalışacağız. Grafik Tasarımı okuyanlar ne yapar , iş imkanları nelerdir ve mesleğin geleceği nedir gibi soruları cevaplayacağız .

Grafik Tasarımcı Genel Bilgi

Grafik Tasarım Bölümü' nün amacı Grafik Tasarımcı yetiştirmektir. Grafik tasarımcı ; reklâm ve grafik ajanslarında, matbaalarda, fotoğraf stüdyolarında ve ayrıca büyük kuruluşların kurumsal iletişim departmanlarında yerleşmekte ve aranan tasarım elemanları olarak çalışmaktadırlar. Bölüm 4 yıllık bir eğitim vermektedir.

Grafik Tasarım Bölümü Dersler

Grafik Tasarım okuyan arkadaşlar; genel kültür dersleri, temel sanat eğitimi, fotoğraf, yazı, teknik resim, estetik, sanat tarihi, çağdaş sanat, tasarım psikolojisi, sanat sosyolojisi, tasarım teori ve yöntemleri, grafik-tasarım uygulama, tanıtma grafiği gibi kimi kurumsal kimi uygulama üzerine dersler okutulmaktadır.

Grafik Tasarım bölümü okuyacak kişilerden duygu ve düşünce dünyasını kaleme dökebilme yeteneği istenmektedir. Ayrıca renk ve şekilleri en ince detayına kadar algılama özelliğide bu bölümün beklentileri arasındadır.

Grafik Tasarım Bölümü İş İmkanları

Bu bölümden mezun olanlara Grafik Tasarımcı ünvanı verilir. Mezunlar öğretmenlik formasyonu almaları durumunda, Kız Meslek Liseleri’nin Grafik – Fotoğraf Alanı’na atanmak üzere Grafik Öğretmeni ünvanı alacaklardır.

Grafik tasarımcıları; baskı resim sanatçısı, reklam şirketlerinde sanat yönetmeni, matbaa, gazete ve basımcılıkta sanat danışmanı, müze ve sergileme uzmanı, TRT’de grafik tasarımcısı olarak da çalışabilirler. Grafik tasarımcılarının bağımsız olarak da çalışma imkanları vardır. Özellikle sürekli gelişen bir alan olduğu için Grafik tasarımcı ihtiyacı fazladır.




İki Yıllık Spor Yönetimi Bölümü 2016

Spor Yönetimi Bölümü okuyacak arkadaşlar için Spor Yönetimi okuyanlar ne yapar, hangi dersleri alır ,iş olanakları nelerdir,ne kadar maaş alır gibi soruları yanıtlamak için bu yazıyı hazırladık.

Spor Yönetimi Bölümünün Amacı Nedir?

Spor yönetimi sizden  uygulayıcı bir problem çözümü metodları oluşturmanızı, çözüm önerileri geliştirmenizi ve geliştirmiş olduğunuz önerileri savunabilmenizi ister. Taktiksel ve işlevsel olarak aldığınız kararları uygulamaya koymayı. Spor Yönetimi ile ilgili faliyetlerin değerlendirmesini yapabilme yetisini kazanmanızı amaç eder. Ayrıca bu alanda okuyanlar etkin yönetim, halkla ilişkiler, spor tessisleri gibi diğer alanlarda çalışabilme yeteneği kazanması ve spor alanında özgü bilgi ve becerilerin farkında olması beklenir.

İş Olanakları

Spor Yönetimi  bölümü mezunları için çalışma alanları oldukça geniş...gerek kendi alanlarında çalışmaları gerekse almışları oldukları eğitimle benzer departmanlarda iş bulabilirler. 

  • Özel ve kamu sektörü
  • Spor kulüpleri  
  • Gençlik ve spor müdürlükleri
doğrudan çalışma imkanları vardır.Aşağıda sıraladığımız bölümlerde de iş imkanları bulunmaktadır.
  • Pazarlama 
  • Halkla ilişkiler 
  • İnsan kaynakları
  • Finans
  • Yönetim
  • Sponsorluk 
  • Etkinlik yönetimi 

Ayrıca bölümlerinde edindikleri bilgiler doğrultusunda girişimci ruh ve potansiyele sahip olan mezunlar spor yönetimi ile ilgili tüm konularda kendi işlerini kurabilir ve bu alanda ki boşluğu doldurabilirler.

Ne Kadar Maaş Alır

Öncelikle bu bölümde çalışanların devlette çalışması için KPSS den gerekli puanı alması gerektiğini belirtelim. Bu durumu sağlayanlar için maaş 2500 ila 3000 lira arası değişmekte. Özel sektörde ise maaşlar için kesin bir ücret söz konusu değil, bu alanda tıpkı diğer alanlarda olduğu gibi sizin çalışma veriminiz ve tecrübenize bağlı olarak değişiyor. 

Spor Yönetimi Okuyanlar Hangi Dersleri Alır

  • Temel Bilgi Teknolojileri I,II 
  • Hukukun Temel Kavramları 
  • İktisada Giriş 
  • İşletme İlkeleri 
  • Genel Muhasebe
  • Spor Bilimlerine Giriş
  • Spor ve Medya İlişkisi
  • Halkla ilişkiler
  • Spor Ekonomisi
  • Yönetim ve Organizasyon 
  • İşletme Fonksiyonları
  • Bütünleşik Pazarlama İletişimi 
  • Spor Yönetimi
  • Çatışma ve Stres Yönetimi I ,II
  • Spor Finansmanı 
  • Girişimcilik ve İş Kurma 
  • Spor Pazarlaması 
  • Boş Zaman ve Rekreasyon Yönetimi
  • Spor Tesisi İşletmeciliği ve Saha Malzeme Bilgisi
  • Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi I,II 
  • Türk Dili I,II
  • Eğlence Pazarlaması 
  • Etkinlik Yönetimi 
  • Sporda Risk Yönetimi 
  • Sporda Sponsorluk 
Facebook sayfamızı beğenerek takip edebilir , yorum atarak daha fazla bilgi edinebilirsiniz..






 


Migren Ve Beslenme İlişkisi


Migren Ve Beslenme İlişkisi

Yoğun iş ve okul stresi ile beraber hayatımızda büyük yer edinen hastalıklardan biri migrendir. Migrenin atakları genellikle baş ağrısı, mide bulantısı ve kusma şeklindedir.  Bu da günlük akışı kötü etkileyen bir durumdur.
Artan migren ataklarıyla beraber insanlar migrenin hangi sebepten kaynaklandığını, önlemede nelerden faydalanabileceğini merak etmeye başladı.  Stres seviyesi, uyku düzeni, beslenme şekli, besinsel alerjenler uzmanların ortaya koyduğu, migreni tetikleyen etmenlerden sadece birkaçı. 
Yapılan birçok çalışma sonunda migren ağrıları birçok sebebe dayansa da bunlar arasında en büyük oranın % 79 ile beslenme olduğu açıklanmıştır. Hal böyle olunca migren hastaları için beslenmenin üzerinde yoğunlaşmak oldukça önem kazanmıştır.
Kişilerin beslenmesinde baş ağrısını en çok tetikleyen durum  ise açlıktır. Hastalar öğünlerini atlayarak uzun süre aç kaldıklarında şiddetli baş ağrılarına sebebiyet verirler. Bu durumu ortadan kaldırmak için kişinin öğün aralıklarına dikkat etmesi ve uzun süre aç kalmaktan kaçınması çok önemlidir. İki öğün arası 3 saati geçmeyecek şekilde 6 öğün olarak beslenilmelidir. Bunlardan 3’ ü ana diğer 3’ü ara öğün biçiminde olmalıdır.

Migrene Nasıl Karşı Koyabilirim

Kendinizi Tanıyın

Beslenme şekliniz de atakları tetikleyen diğer durum ise besin çeşididir. Migreni tetikleyici birçok besin vardır. Bu yüzden beslenme ile migren tedavisine başlarken hastaya öncelikle günlük besin tüketim kaydını tutması söylenir. Bu kayıtla birlikte kişinin ataklarını tetikleyen besinler daha kolay tespit edilebilir. Sizler de kendinizi takip ederek hangi besinin ataklara sebep olduğunu bulabilirsiniz.

Bireylerin takip edildiği araştırmalarla ortaya çıkan sonuç şu ki  hastaların en çok etkilendiği besinler sırasıyla; çikolata, turunçgiller, süt ürünleri (yoğurt, peynir) ,yağlı ve kızarmış yiyecekler ,çay, kahve, kola, aspartam (tatlandırıcı), alkollü içecekler,gıda boyaları ve katkı maddeleridir.. Bu besinlerin migren ataklarını tetiklediği ortaya çıksa da bireysel farklılıklar gözlemlenebilir. Yani her birey aynı besinden etkilenir diyemeyiz. Çünkü Migrende ağrıları tetikleyici besinler kişilere göre değişebilmektedir.  Kişinin hangi besine karşı atak geçirebildiği takipler sonucunda netleştirilmelidir.  Hastalarda bu besinlerin dışında başka yiyecek ve içecekler de etki edebilir. Bu durum kişiseldir. 

Alkol ve Migren

Çocuklarda ve gençlerde alkol kullanımının migren ataklarını daha çok tetiklediği bulunmuştur. Migreni olan bireylerin alkolden uzak durmaları gerekmektedir. 

Yeterli Su tüketimine Dikkat Edin

Diğer taraftan hastaların günlük yeterli sıvıyı almaları da atakları azaltıcıdır. Birey kendisi için yeterli sıvıyı alıp almadığını idrar renginden takip etmelidir. İdrar rengi şeffaf olduğu sürece tüketilen miktar kişi için yeterli miktardır.

Beslenme şeklini düzenlemek, tetikleyici besinleri hayatınızdan uzaklaştırmak  yaşamınızı daha konforlu hale getirmektedir. 

Hangi Hastaların Migrenle Karşılaşma İhtimali Yüksektir

Yapılan analizler sonucu migren hastalarında aynı zamanda insülin duyarlılığının bozulduğu, hipertansiyon, diyabet, yüksek kolesterol ve obezitenin yaygın olarak görüldüğü bildirilmiştir. migrenin en yüksek dağılımının ise aşırı şişman kadınlarda olduğu bulunmuştur. Bu bilgilere dayanarak migreni hayatına almak istemeyen bireyler, migrenle karşılaşmadan evvel mutlaka bu hastalıklarından kurtulmalıdırlar. Doğru beslenme yöntemi, ilaç tedavisi, ve egzersizle beraber hastalıklardan kurtulmak sizi migrene karşı koruyacaktır. 

Migrende Beslenmenin Öneminin Farkına Varın

Görüldüğü gibi hastalıklar birbirlerini tetikleyici konumdadır.  Eğer bir hastalığınız varsa ilaç tedavisi ile beraber mutlaka beslenmenizi de gözden geçiriniz. Unutmayın, beslenme hastalığa yakalanmanızı önleyen en kolay faktördür. Beslenme şekliniz, hayatınızı nasıl yaşamak istediğinizdir.

Diyetisyen Kübra NOKTA


© 2014 Eğitim ve Sağlık Sitesi - ALL RIGHTS RESERVED
Template By FIANESIA Diberdayakan oleh Blogger