Hz. Yusuf’un Kuyuya Atılması (Farklı Pencereden Mükemmel Bir Yazı)

                                                          İYİLİĞİN ZAFERİ     Farkındalık; bel büken ağırlık, yürek burkan acı, tasa, korku, hüzün, tedirginliği beraberinde getirir....

19 0
                                                          İYİLİĞİN
ZAFERİ

    Farkındalık; bel büken ağırlık, yürek burkan acı,
tasa, korku, hüzün, tedirginliği beraberinde getirir. Aynı zamanda bitimsiz bir
ümit, donuk olmayan heyecan, kararlı yöneliş, kesintisiz teslimiyet, ince
anlayış, tefekkür ve tezekküre de gebedir.  
    Hiçbir şeyden habersiz, küçücük adımlar
atmaya çalışarak bu topraklarda yaşayan minik yüreklerin, zamanın akışıyla
büyüyüp şeytan işi acı gerçeklerle yüzleşmesinden daha büyük bir ıstırap olmasa
gerek. Birçok idealleri, hedefleri, amaçları, rüyaları, hayalleri olan bu
toplum evlatlarının kıskançlık, kibir, riya, hırs, ihanet, intikam, iftira,
bitmek bilmeyen istek ve kirli oyunlarla alaşağı edilmeye çalışılması, tarihin
derinliklerinde kök salmış olan ortamını buldukça filizlenerek ortaya çıkan bir
hastalığın uzantısından başka bir şey değil. Zaman ve mekân değişse de tarihin
kendinde barındırdıkları sürekli taze kalıyor. Yabancısı olmadığımız bu akıl
tutulması, bilinç kaymasına karşı sürekli uyarıldığımız halde, aynı delikten
defalarca ısırılmamız, olayları analiz edip asli gerçekleri sorgulayarak
görebilen bir anlayışın önemini bir kez daha ortaya koyuyor.
    Bu toprakların şu an şahit olduklarıyla tarihteki
Hz. Yusuf(a.s) ile kardeşlerinin durumu, birbirleriyle bu minvalde paralellik
arz ediyor. Kıssaların en güzeli olarak bu olayı niteleyen Rabbimiz, bu
ibretlerle dolu yaşanmışlıkların kıyamete kadar iman edenleri aydınlatıp yol
gösterici olmasını dileyerek, Yüce Kitabına koca bir sure olarak yerleştiriyor.
    Peygamberin dizinin dibinde olup iman
ettiğini söyleyen kardeşlerin kin, nefret, çekememezlik dürtülerine yenik
düşerek, ilahi lütfa mazhar olan beraberlerinde bulundukları Yusuf’u karanlık,
derin kuyulara atmaktan çekinmeyişlerini yalnızca o zamana hapsedip bir kıssa
olarak görmek, kısır bir okumadan başka bir şey olmasa gerek. Araçlar değişse
de amaçlardaki mantık tazeliğini koruyor tekrar ederek… Bin bir yalan ve hile
ile yaptıkları planlarla oluşturdukları ısmarlama kanlı gömlekle gerçek
yüzlerini gizleyip sahte gözyaşlarıyla süsleyerek, aile ve çevre baskısından
kurtulup babalarının gözünde yüksekçe bir mevki ve sevgi kazanma bakış açısının
günümüz Müslümanlarına da sirayet etmesi, bunu biraz daha da açıklar nitelikte.
    At izinin it izine karıştığı, her şeyin
hedefe varmak için mubah kılındığı, kardeşlerin birbirlerini sırtından vurarak
koyu karanlık kuyulara acımasızca atılmak istendiği bugün, Hz. Yakub’un (a.s) duruşu
ve tavrı daha bir önem arz etmektedir. Zulmün üzerine kirletilerek kana
bulanmış masumiyet gömleğinin çekilişine aldanmadan, çelişkilerin gerçeğinin
olamayacağını yüzlerine en güzel bir dille vurup, yapılanlardan Allah’a (c.c)  sığınarak nasihatte bulunmak, Yakubi bir
duruşun gereklerindendir. İlahi sınırları aşmadan zulmü kabullenmeyip, en güzel
bir sabır ile adalete büyük bir kararlılıkla ümit beslemek, böylesi bir fitne
ortamının olmazlarındandır.
     İdeal, hedef ve rüyaların gerçekleşmesi
yolunda engeller, tuzaklar, kuyular sürekli var olmuş, Hz. Yusuf’ta (a.s) bunu
belirgin bir şekilde yaşayarak sonraki kuşaklara hikmet yüklü birçok mesaj
bırakmıştır.
    Yalnızca
Allah’a (c.c) dayanarak sabır ve sebat göstermesi O’nu karanlık kuyu
diplerinden saraylara nasıl taşımışsa, bugünde bu yola çıkanların karşısındaki
açmaz ve çıkmazları aşması ancak Kadir-i Mutlak olan Allah’ı (c.c)  dayanak olarak kabul edip dua, teslimiyet, tefekkür
ile sabır göstermesine bağlıdır.
   Saraya Yusuf(a.s) çok basit bir miktara köle
olarak satılırken büyükçe bir yanılgıya düşülür. Günümüzde de basit ve değersiz
olarak görülen kardeşliği pek önemsemeyip, ucuz çıkarlar uğruna yok pahasına kendilerinden
olan kardeşlerini satanlar (Allah (c.c) katındaki değer dikkate alınmadığından),
kendilerini korkunç bir kayıp ve iflasın eşiğine getirmektedirler.
    İyilik
yolunda durmaksızın koşuşturduğundan ödül olarak saraylara yerleştirilen ve
kendisine hüküm ve ilim verilen Hz. Yusuf(a.s), imtihanlarla bu defa farklı
biçimlerde muhatap olması, değerlerine sadakat gösterenlerin sınavlarının
hayatın her alan ve döneminde bitmeyip devam edeceğinin bir göstergesidir.
   Kirlenmemiş,
tertemiz, ak ve parlak güzelliği karşısında kendilerini alamayıp bu güzelliğe
neşter vurmak isteyenlerin ısrarlı kötülük davetlerine karşılık, Allah’a (c.c)
sığınarak sonu zindan dahi olsa burasını ötekine tercih etmek, Hz. Yusuf(a.s)
ile iyilik yolunda aynı safı paylaşıp beraber olmakla benzer anlam taşımaktadır.
   Birçok soğuk günleri aşmayı başaran kimi
Müslümanların, sıcak ve rahat günlerin rehavetine kapılarak hedeflerini
yitirip, kendilerine doğru yapılan yıkıcı çağrılara sırtını dönemeyerek
gömleklerinin önden yırtıldığı, imanın kor bir ateşe döndüğü şu günlerde, Yusufça
iffet ve direnişlere iman erlerinin fazlasıyla ihtiyacı var. 
    Onurlu yürüyüşüne karşılık olarak Yüce
Allah(c.c), bulunduğu çizgiden sapmamak için bedelini yıllarca zindana girmekle
ödeyen Hz. Yusuf(a.s)’u birçok güzelliklere mazhar kılmış, atılan tüm iğrenç
iftiralardan temizleyip sarayda yüksekçe bir mevki bahşetmişti. Ayrıca hayata
derinlemesine nüfus edebilecek bir anlayış, ileriyi görebilecek keskin bir
basiret ve gelişen olayları okuyabilecek güçlü bir sezgi sahibi kılmıştı.
   Güç ve imkân sahibi durumundayken bir
zamanlar kendisini kuyuya atan kardeşleriyle karşılaşmış, tüm olanlara rağmen
onları affedip bağrına basmış olması, birbirlerini bir türlü affetmeye
yanaşamayan bu günün kardeşlerine aydınlatıcı bir uyarı niteliğindedir.
    Her şeye rağmen bu toplumun cesaretle
koşuşturmasıyla Rahmani ideal ve amaçları, saf ve temiz hayalleri Hz. Yusuf’un
(a.s) rüyalarının gerçekleştiği gibi gerçekleşecek, iyilik kötülüğe mutlak
olarak bir gün galip gelecektir.

                                                                                                                         Ramazan
ASLAN
                                                                                                                      Matematik Öğretmeni
                                                                                                                              MALATYA

Not: Bu yazı, değerli dostum Ramazan ASLAN tarafından kaleme alınmıştır.
Etiketler

Yorum Sırası Sizde

css.php